Yaşamda yönümüzü kaybettiğimizde bakabileceğimiz ilk rehber DOĞA ANAdır. O hiçbir zaman düz bir çizgide ilerlemez. Mevsimler dönüşür ve ağaçlar yapraklarını bırakmaktan korkmazlar çünkü toprağa güvenilirler, güneşe, yağmura ve rüzgara. Ay görünüp görünmeyeceğinden endişe etmez. O büyür ve küçülür, aydınlık ve karanlık üzerine güneşle yarışmaz. Yaşamın ritmi her zaman bir hareket, bir dönüş ve bir yenilenme içerir. Kadın da doğanın bu döngüsel ritmini kendi bedeninde ve yaşamında taşır.
Modern dünya ise çoğu zaman doğrusal bir düzen üzerine kuruludur. Sürekli ilerlemek, sürekli üretmek, her zaman aynı performansı göstermek beklenir. Oysa kadın bedeni ve ruhu bu çizgisel tempoya göre değil, daha doğal bir ritme göre çalışır. Kadının enerjisi, duyguları, ihtiyaçları ve üretkenliği zaman içinde değişir, dönüşür ve yeniden şekillenir.
Bu döngüsellik hem biyolojik bir gerçeklik, hem de bilgilikle şekillenir. Kadın yaşamı farklı evrelerden geçer ve her evre kendine özgü bir güç taşır. Ergenlik keşfin ve uyanışın başlangıcıdır. Üretkenlik dönemi yaratım ve hareketin yoğun olduğu bir zamandır. Daha ileri evreler ise içe dönüşün, sorgulamanın ve bilgeleşmenin kapısını aralar.
Toplum çoğu zaman bu geçişleri bir zorluk ya da bir kayıp olarak yorumlayabilir. Oysa döngüsel doğa bize başka bir şey söyler: “Her kapanış, yeni bir başlangıcın habercisidir”. Tıpkı toprağın kışın dinlenmesi ve baharda yeniden canlanması gibi, kadın da yaşamı boyunca birçok kez kendini yeniden kurar.
Kadının döngüsel doğası aynı zamanda onun dönüşüm gücünün kaynağıdır. Devam eden bir akışın parçası olduğu gibi, çoğu zaman o akışı dönüştüren, yönünü değiştiren ve yeniden anlamlandıran bir merkezdir. Bu nedenle kadınlık üretmek, can vermek, yeniden doğurmak, yenilemek ve dönüştürmek anlamına gelir.
Gaia Talks’un ilhamını aldığı Toprak Ana Gaia da bu bilgeliği hatırlatır. Doğa nasıl kendi ritmine sadık kaldığında dengede kalıyorsa, kadın da kendi ritmini tanıdığında ve ona saygı duyduğunda daha güçlü, daha dengeli ve daha özgür hisseder.
Kadının döngüsel doğasını anlamak, aslında kendine izin vermeyi öğrenmektir. Bazen ilerlemeye, bazen durmaya, bazen üretmeye, bazen de sadece dinlenmeye.
Bugün Toprak Ana Gaia bize şunu fısıldıyor: ” Doğa acele etmez, yine de her şey olur”
Gaia 🤍